
| K / A R S I Z |
| Çarşamba, 03 Haziran 2009 18:03 |
|
Sancaktarı olduğun şeffaflık kırkından sonra delirmişleri ipe dizdirse de haklıdır duasıyla beşiğimi kolladın. Neden ıstırapları içine diktiğini anladım. Cefa kefesi taşıp ayaklarıma serildiğinde, tokmaklara kırdırdım kemiklerimi. İstemedim yarınlarına kirli buselerin karanlık geçirmesini… Ilık bir mevsim gibisin, mektuplara dargın yazsa da kader, kırmızı şeritlerinde ben varım yasaklı. Kalbinin fırtınalı dalgalarına kapılmadan firarımdan bil şaşkınlığa yakalanışını. İrin sızdırıyorum kendime, şu çaresizlik içinde hangi devirde gelmek istedin de açıldı perde! Sus ne olur, adımda kutsanmış belâ var… Ziyanındır gecelerine artan kusursuz ağrı. Hoyrat baharları çağırdığından anlamalıydım adımı yakarışını. Bil ki ne ben leylâyım ne sen mecnun. Padişahların emri var son bir fermanla çıkarılan ülkemden, “karanlıklar aydınlanacak!” Ne kadar zıt yanımdan geçmiştin bedavasına. Haksızsın! Çiğnetme şaşkınlığını avuçlarımdaki yangına… … Devam mı tamam mı? Sanırım biraz mola… 18:58 03/06/2009 |

Yorumlar
VesseLam Alıntı